NAZMİ KALAY

 

www.tasucu.biz


"Çağdaş Yerel Yönetim, Daha Kaliteli Bir Yaşam ve Modern TAŞUCU İçin"


ANA SAYFA        

NAZMİ KALAY KİMDİR        

İLETİŞİM        

 Bugün: [ ]
- Anasayfa
- Taşucu
- Projeler
- Düşünceler
- Ekonomi
Düşünceler

Halk temsilcileri, Taşucu esnafı, özel sektör, mahalle muhtarları, mahalle ihtiyar heyetleri, mahalle komiteleri, sivil toplum örgütleri, beldemizde yerleşik yabancılar, üniversite öğretim üyeleri ve öğrenci temslicileri, turizmciler, birlikte hizmet, karar alma ve denetimin temel organları olmalı yönetime doğrudan katılmalıdırlar...
Modern ve Çağdaş Taşucu, halkla birlikte kurulur...
Taşucu Halkının yaşam kalitesini artmalı, kaliteli hizmeti üretimi sağlanmalıdır...
Taşucu'muz; denizi, verimli toprakları, turizm potansiyeli ve zengin yeraltı kaynaklarıyla, işsizliği yenebilecek bir beldedir.Yeterki kaynaklar iyi yönetilsin...
Taşucu’nda  balıkçılığın özel olarak desteklenmesi gerekmektedir...
 
Fotoğraf

 Albümü

 

Atatürk Anıtı

“Hayırseverlik” ve seçimler"


Aziz Çelik (Turnusol.biz)

  2009 yerel seçimleri yaklaşıyor. Yerel seçimlerde AKP’nin ve mirasçısı olduğu geleneğin yerel yönetimlerdeki 15 yıllık egemenliğinin sona ermesi oldukça zor gözüküyor. Bunun nedeni sadece AKP’nin hükümet olmasının yarattığı avantaj değil, AKP’nin yürüttüğü “hayırsever” belediyecilik faaliyetlerinin seçmenlerde yarattığı “şükür”, “vefa” ve “müşteri” duygusunun sandığa yansıyacak olmasıdır.

AKP sosyal politikayı bir kamusal yükümlülük olarak zayıflatırken piyasa mağdurlarını, yoksulları ve en alttakileri “ferahlatacak” yeni yan mekanizmalar devreye soktu. Sosyal sorunu emek piyasasının dışına taşıdı. Bu mekanizmaları başarıyla işlettiği için de, neoliberal bir parti olan AKP “nefes alan” yoksul ve emekçi sınıfların desteğini aldı.

AKP’nin “hayırsever” sosyal politikası

Sosyal devlet yerine hayırseverliği koyan bu politikalar düzensiz, önemli bir bölümü kayıt dışı ve parti patronajı altındaki mekanizmalar tarafından uygulanmaktadır. Bütün bunlar nedeniyle de kliyentalist özellikler taşımaktadır. Yurttaş bir müşteri olarak görülmekte, ferahlayan “müşteri” hükümete, belediyeye minnettarlık hissetmektedir. Sosyal yardımların hak olarak düzenlenmesi, keyfilikten çıkarılması ve yasal bir bütünlüğe kavuşturulması yerine, AKP düzensiz, dağınık ve politik etkiye açık “hayırsever” sosyal politika araçlarını tercih etmektedir. Çünkü bu tarz hayırsever faaliyetlerin oy getirisi kurumsal sosyal politika düzenlemelerinden daha yüksektir.

AKP’nin “hayırsever” sosyal politikasının en önemli araçları Yeşil Kart, belediyelerin nakdi ve ayni yardımları, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ile özel sektör, gönüllü kuruluşlar, cemaatler, vakıflar ve dernekler oluşmaktadır. Bu saydıklarımız önemli bir “dayanışma” ağı oluşturmakta ve milyonlarca yoksul ile emekçinin “imdadına” yetişmektedir. Böylece AKP’nin İl ve İlçe başkanlıkları en yaygın “sosyal güvenlik” örgütü haline gelmektedir. Bu mekanizmalardan ikisine (sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonu ile belediyelerin hayırseverlik faaliyetlerine) biraz yakından bakalım.

2 Milyon 100 Bin Aileye Düzenli Yakacak Yardımı

AKP’nin “hayırsever sosyal politika” için etkin bir biçimde kullandığı araçlardan biri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonudur (SYDTF). İl ve İlçelerde mülki amirlerin yönetimde olduğu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV) aracılığıyla örgütlenen Fon hem ulaştığı insan sayısı hem de dağıttığı yardım tutarı açısından çok önemli bir araçtır.

SYDTF’nin çok ciddi gelir kaynakları söz konusudur. Fonun gelir kaynakları arasında, Gelir ve Kurumlar Vergisi tahsilat toplamının%2.8’i; Trafik para cezalarının %50’si; RTÜK gelirlerinin %15’i; Bütçeye konulacak ödenekler; bağış ve yardımlar yer almaktadır. Ciddi kaynakların tahsis edildiği Fon’un sadece 2007 geliri 1.6 Milyar YTL’ye yaklaşmaktadır Fonun AKP dönemindeki geliri cari rakamlarla 6.4 Milyar YTL’dir. Fonda toplanan kaynak, Fon kurulunda alınan kararlar doğrultusunda ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü eliyle il ve ilçelerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına aktarılmakta ve yardımlar Vakıflar tarafından dağıtılmaktadır. Yardım yapılacak kişilerin tespiti ve yardım tutarları politik etkiye açıktır. SYDYF bütçe dışında olması, vakıf olarak örgütlenmesi, hak değil yardım anlayışına dayalı olması nedeniyle ciddi bir kliyentalizm kaynağıdır.

Bu kapsamda yapılan yardımların en önemli bölümünü kömür yardımı oluşturmaktadır. SYDV aracılığı ile ihtiyaç sahibi ailelere yakacak yardımları, 2003 yılından itibaren aile başına 500 kg olarak yapılmaktadır. 2003 yılında yaklaşık 1 milyon 100 bin aileye kömür yardımı ulaştırılırken, 2008 mayıs ayı itibariyle aile sayısı 2 milyon 100 bine yaklaşmıştır.

Piyasacılığın Örtüsü: “Hayırsever” Belediyeler

AKP’nin “hayırsever” politikalarının en yaygın araçlarından bir diğeri belediyelerdir: AKP’li belediyelerin hemen hemen tümünde “muhtaçların” başvurusu durumunda gıda, yakacak, barınma ve giyim yardımı yapan birimler vardır. Kömür ve erzak yardımı ile ramazan çadırları AKP’li belediyelerin rutin faaliyetleri arasındadır. Belediyeler pek çok konuda ayni yardım yapmaktadır. Örneğin Ankara Büyükşehir Belediyesi 1997- 1998 yılında 32 bin 500 aileye yapılan gıda ve temizlik yardımlarını 2007 yılında 265 bine ulaştırmıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi, sosyal yardımlar kapsamında dar gelirli ve ihtiyaç sahibi 400 bin aile için uyguladığı gıda dağıtım programını 2008 yılı ramazan ayı içerisinde yoğunlaştırarak sürdüreceğini açıklamıştır.

1994 yılından bu yana Ankara Büyükşehir Belediyesinin yaptığı ayni yardımlara bakıldığında hem çeşit olarak hem de yardım ulaştırılan kişi sayısı açısından oldukça dramatik bir tablo ortaya çıkmaktadır (Tablo). Bu dönemde 8 milyon pakete yakın gıda ve temizlik malzemesi ile 450 bin ton kömür dağıtımı gerçekleştirilmiştir. Bu yardımların yoksul ve yoksun insanlarda minnet, borçluluk ve bağımlılık duygusu yarattığı açıktır. Dahası bu yardımlar AKP’li belediyelerle seçmen arasında örtük bir uzlaşma yaratmaktadır: Bu yardımlara muhtaç olanlar bunların devamı için oy vermektedir. Melih Gökçek’in 15 yıllık Belediye Başkanlığı’nın ardından bu tablonun payı çok büyük olsa gerektir.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin 1994-2006 Yılları Arasında Dağıttığı yardımlar

1) Gıda ve Temizlik Malzemesi 7.750.000 Paket
2) Yakacak Yardımı (Kömür) 451.000 Ton
3 ) Ekmek Yardımı 103.019.117 Adet
4 )Patates Yardımı 14.200 Ton
5 )Soğan Yardımı 7.600 Ton
6) Bal 20 Ton
7) Balık 70 Ton
8) Tavuk 30 Ton
9) Kaban 445.000 Adet (Öğrenci)
10) Çanta ve Kırtasiye 404.600 Adet (Öğrenci)
11) Bot 390.000 Adet (Öğrenci)
12) Ramazan Çadırlarında Verilen Yemek 2.466.767 Kişi
13 )Sabahları Çorba Dağıtımı 209.069 Kişi
14) Battaniye 70.000 Adet
15) Portakal 1.200 Ton
16) Elma 1.200 Ton
17) Karpuz 1.000 Ton
18) Yatak-Yastık (takımı) 4.000 Adet
19) Mutfak Eşyası (Muhtelif Takım) 400 Adet

Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi

İlçe belediyeleri tarafından da benzer uygulamalar yaygın biçimde yapılmaktadır. İstanbul’da yardımlar Büyükşehir Belediyesinden daha çok ilçe belediyeleri tarafından yapılmaktadır. Örneğin Bağcılar Belediyesi 2006 yılında yaklaşık 20 bin aileye gıda, yakacak, barınma ve sağlık yardımı yaparken, Gaziosmanpaşa Belediyesi ise 50 bine yakın aileye yakacak, gıda, okul ve benzeri yardımlar ulaştırmıştır. Bu yardımların kaynaklarının belediye bütçelerinde yer almadığı daha çok belediye ile iş yapan ihale alan özel sektörden alınan bağış/yardım havuzlarından sağlandığı bilinmektedir. Bu durum bir yanıyla muhafazakar sermaye çevreleri açısından bir tür zekat işlevi görmekte ve sermaye birikim sürecinde onları vicdan azabından azade kılmaktadır!

Toplumun Hücre Yapısı Değişiyor

Tutunamayan, yoksul ve en alttaki seçmen günlük yaşamını doğrudan etkileyen, ona nefes aldıran bu “hayırsever” uygulamalara oy vermekte ve “eldeki bir kuş daima havadaki iki kuştan iyidir” inancından hareket etmektedir. Yoksul ve emekçi seçmen AKP’nin kurumsal sosyal politika düzenlemelerini zayıflattığı, sınırlı sosyal devlet uygulamalarını dahi tasfiye ettiği, kamuyu küçülttüğü ve özelleştirdiği, kendisine çok lazım olan kolektif hakları görmezden geldiği, laikliğe karşı odak olduğu gibi olgularla fazlaca ilgilenmemektedir.

Kapitalist piyasanın ve neoliberal politikaların yarattığı tahribat ve tahakküm emekçilerin, yoksulların, toplumun hücre yapısını değiştiriyor.

Yoksulluğun ve eşitsizliğin derinleşmesi, güvencesizliğin artması emekçilerin ve yoksulların acil-ferahlatıcı uygulamalara olan ihtiyacını ve bağımlılığını daha da artırıyor. Siyasal tercihlerinde de bu ihtiyaç ve bağımlılık etkin bir rol oynuyor. Neoliberal politikaların uygulayıcısı AKP, bu poltikaların mağduru olan kitleleri de teskin ediyor ve uysallaştırıyor. Bu yüzden yerel seçimlerde AKP’ye karşı yürütülecek mücadele sosyal hak eksenli olmalıdır. Yoksa sol yine Kadıköy, Çankaya ve Karşıyaka’da kalır, yoksulların oyunu AKP alır.
 

Düşünceler

ÇAĞDAŞ TAŞUCU, ÇAĞDAŞ YÖNETİMLE KURULUR...


*

Katılımcılık ve Demokrasi

*

Sosyal Adaletçi Yönetim

*

İnsan Hakları

* Özgürlük
*

Açıklık ve Şefffaflık

* Yaşam kalitesi
* Kaliteli hizmet
* Çevre bilinci
* Değişim

Yukarıda saydığımız kavramlar, çağdaş yerel yönetimi tanımlayan kavramlardır ve ancak bilgili, kararlı ve güçlü yerel yönetimlerle hayata geçirilebilir. Demokrasi bilinci son derece gelişmiş, Akdeniz kültürünü içselleştirmiş Taşucu Halkı, çağdaş yerinden yönetimi, daha kaliteli bir yaşamı fazlasıyla hak etmektedir.

Devamı..

 

Taşucu Atatürk Evi

nazmikalay@tasucu.biz

ANA SAYFA