|
|
|
Düşünceler |
|
|
| |
|
|
|
Fotoğraf
Albümü |
|
|
|
|
 |
|
Atatürk Anıtı |
|
|
|
“Hayırseverlik” ve
seçimler"
|
|
|
Aziz Çelik (Turnusol.biz) |
|
|
2009 yerel seçimleri yaklaşıyor. Yerel
seçimlerde AKP’nin ve mirasçısı olduğu geleneğin yerel
yönetimlerdeki 15 yıllık egemenliğinin sona ermesi oldukça zor
gözüküyor. Bunun nedeni sadece AKP’nin hükümet olmasının
yarattığı avantaj değil, AKP’nin yürüttüğü “hayırsever”
belediyecilik faaliyetlerinin seçmenlerde yarattığı “şükür”,
“vefa” ve “müşteri” duygusunun sandığa yansıyacak olmasıdır.
AKP sosyal politikayı bir kamusal yükümlülük olarak
zayıflatırken piyasa mağdurlarını, yoksulları ve en alttakileri
“ferahlatacak” yeni yan mekanizmalar devreye soktu. Sosyal
sorunu emek piyasasının dışına taşıdı. Bu mekanizmaları
başarıyla işlettiği için de, neoliberal bir parti olan AKP
“nefes alan” yoksul ve emekçi sınıfların desteğini aldı.
AKP’nin “hayırsever” sosyal politikası
Sosyal devlet yerine hayırseverliği koyan bu politikalar
düzensiz, önemli bir bölümü kayıt dışı ve parti patronajı
altındaki mekanizmalar tarafından uygulanmaktadır. Bütün bunlar
nedeniyle de kliyentalist özellikler taşımaktadır. Yurttaş bir
müşteri olarak görülmekte, ferahlayan “müşteri” hükümete,
belediyeye minnettarlık hissetmektedir. Sosyal yardımların hak
olarak düzenlenmesi, keyfilikten çıkarılması ve yasal bir
bütünlüğe kavuşturulması yerine, AKP düzensiz, dağınık ve
politik etkiye açık “hayırsever” sosyal politika araçlarını
tercih etmektedir. Çünkü bu tarz hayırsever faaliyetlerin oy
getirisi kurumsal sosyal politika düzenlemelerinden daha
yüksektir.
AKP’nin “hayırsever” sosyal politikasının en önemli araçları
Yeşil Kart, belediyelerin nakdi ve ayni yardımları, Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu ile özel sektör, gönüllü
kuruluşlar, cemaatler, vakıflar ve dernekler oluşmaktadır. Bu
saydıklarımız önemli bir “dayanışma” ağı oluşturmakta ve
milyonlarca yoksul ile emekçinin “imdadına” yetişmektedir.
Böylece AKP’nin İl ve İlçe başkanlıkları en yaygın “sosyal
güvenlik” örgütü haline gelmektedir. Bu mekanizmalardan ikisine
(sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonu ile belediyelerin
hayırseverlik faaliyetlerine) biraz yakından bakalım.
2 Milyon 100 Bin Aileye Düzenli Yakacak Yardımı
AKP’nin “hayırsever sosyal politika” için etkin bir biçimde
kullandığı araçlardan biri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Teşvik Fonudur (SYDTF). İl ve İlçelerde mülki amirlerin
yönetimde olduğu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV)
aracılığıyla örgütlenen Fon hem ulaştığı insan sayısı hem de
dağıttığı yardım tutarı açısından çok önemli bir araçtır.
SYDTF’nin çok ciddi gelir kaynakları söz konusudur. Fonun gelir
kaynakları arasında, Gelir ve Kurumlar Vergisi tahsilat
toplamının%2.8’i; Trafik para cezalarının %50’si; RTÜK
gelirlerinin %15’i; Bütçeye konulacak ödenekler; bağış ve
yardımlar yer almaktadır. Ciddi kaynakların tahsis edildiği
Fon’un sadece 2007 geliri 1.6 Milyar YTL’ye yaklaşmaktadır Fonun
AKP dönemindeki geliri cari rakamlarla 6.4 Milyar YTL’dir. Fonda
toplanan kaynak, Fon kurulunda alınan kararlar doğrultusunda ve
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü eliyle il ve
ilçelerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına
aktarılmakta ve yardımlar Vakıflar tarafından dağıtılmaktadır.
Yardım yapılacak kişilerin tespiti ve yardım tutarları politik
etkiye açıktır. SYDYF bütçe dışında olması, vakıf olarak
örgütlenmesi, hak değil yardım anlayışına dayalı olması
nedeniyle ciddi bir kliyentalizm kaynağıdır.
Bu kapsamda yapılan yardımların en önemli bölümünü kömür yardımı
oluşturmaktadır. SYDV aracılığı ile ihtiyaç sahibi ailelere
yakacak yardımları, 2003 yılından itibaren aile başına 500 kg
olarak yapılmaktadır. 2003 yılında yaklaşık 1 milyon 100 bin
aileye kömür yardımı ulaştırılırken, 2008 mayıs ayı itibariyle
aile sayısı 2 milyon 100 bine yaklaşmıştır.
Piyasacılığın Örtüsü: “Hayırsever” Belediyeler
AKP’nin “hayırsever” politikalarının en yaygın araçlarından bir
diğeri belediyelerdir: AKP’li belediyelerin hemen hemen tümünde
“muhtaçların” başvurusu durumunda gıda, yakacak, barınma ve
giyim yardımı yapan birimler vardır. Kömür ve erzak yardımı ile
ramazan çadırları AKP’li belediyelerin rutin faaliyetleri
arasındadır. Belediyeler pek çok konuda ayni yardım yapmaktadır.
Örneğin Ankara Büyükşehir Belediyesi 1997- 1998 yılında 32 bin
500 aileye yapılan gıda ve temizlik yardımlarını 2007 yılında
265 bine ulaştırmıştır. Ankara Büyükşehir Belediyesi, sosyal
yardımlar kapsamında dar gelirli ve ihtiyaç sahibi 400 bin aile
için uyguladığı gıda dağıtım programını 2008 yılı ramazan ayı
içerisinde yoğunlaştırarak sürdüreceğini açıklamıştır.
1994 yılından bu yana Ankara Büyükşehir Belediyesinin yaptığı
ayni yardımlara bakıldığında hem çeşit olarak hem de yardım
ulaştırılan kişi sayısı açısından oldukça dramatik bir tablo
ortaya çıkmaktadır (Tablo). Bu dönemde 8 milyon pakete yakın
gıda ve temizlik malzemesi ile 450 bin ton kömür dağıtımı
gerçekleştirilmiştir. Bu yardımların yoksul ve yoksun insanlarda
minnet, borçluluk ve bağımlılık duygusu yarattığı açıktır.
Dahası bu yardımlar AKP’li belediyelerle seçmen arasında örtük
bir uzlaşma yaratmaktadır: Bu yardımlara muhtaç olanlar bunların
devamı için oy vermektedir. Melih Gökçek’in 15 yıllık Belediye
Başkanlığı’nın ardından bu tablonun payı çok büyük olsa
gerektir.
Ankara Büyükşehir Belediyesinin 1994-2006 Yılları Arasında
Dağıttığı yardımlar
1) Gıda ve Temizlik Malzemesi 7.750.000 Paket
2) Yakacak Yardımı (Kömür) 451.000 Ton
3 ) Ekmek Yardımı 103.019.117 Adet
4 )Patates Yardımı 14.200 Ton
5 )Soğan Yardımı 7.600 Ton
6) Bal 20 Ton
7) Balık 70 Ton
8) Tavuk 30 Ton
9) Kaban 445.000 Adet (Öğrenci)
10) Çanta ve Kırtasiye 404.600 Adet (Öğrenci)
11) Bot 390.000 Adet (Öğrenci)
12) Ramazan Çadırlarında Verilen Yemek 2.466.767 Kişi
13 )Sabahları Çorba Dağıtımı 209.069 Kişi
14) Battaniye 70.000 Adet
15) Portakal 1.200 Ton
16) Elma 1.200 Ton
17) Karpuz 1.000 Ton
18) Yatak-Yastık (takımı) 4.000 Adet
19) Mutfak Eşyası (Muhtelif Takım) 400 Adet
Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi
İlçe belediyeleri tarafından da benzer uygulamalar yaygın
biçimde yapılmaktadır. İstanbul’da yardımlar Büyükşehir
Belediyesinden daha çok ilçe belediyeleri tarafından
yapılmaktadır. Örneğin Bağcılar Belediyesi 2006 yılında yaklaşık
20 bin aileye gıda, yakacak, barınma ve sağlık yardımı yaparken,
Gaziosmanpaşa Belediyesi ise 50 bine yakın aileye yakacak, gıda,
okul ve benzeri yardımlar ulaştırmıştır. Bu yardımların
kaynaklarının belediye bütçelerinde yer almadığı daha çok
belediye ile iş yapan ihale alan özel sektörden alınan
bağış/yardım havuzlarından sağlandığı bilinmektedir. Bu durum
bir yanıyla muhafazakar sermaye çevreleri açısından bir tür
zekat işlevi görmekte ve sermaye birikim sürecinde onları vicdan
azabından azade kılmaktadır!
Toplumun Hücre Yapısı Değişiyor
Tutunamayan, yoksul ve en alttaki seçmen günlük yaşamını
doğrudan etkileyen, ona nefes aldıran bu “hayırsever”
uygulamalara oy vermekte ve “eldeki bir kuş daima havadaki iki
kuştan iyidir” inancından hareket etmektedir. Yoksul ve emekçi
seçmen AKP’nin kurumsal sosyal politika düzenlemelerini
zayıflattığı, sınırlı sosyal devlet uygulamalarını dahi tasfiye
ettiği, kamuyu küçülttüğü ve özelleştirdiği, kendisine çok lazım
olan kolektif hakları görmezden geldiği, laikliğe karşı odak
olduğu gibi olgularla fazlaca ilgilenmemektedir.
Kapitalist piyasanın ve neoliberal politikaların yarattığı
tahribat ve tahakküm emekçilerin, yoksulların, toplumun hücre
yapısını değiştiriyor.
Yoksulluğun ve eşitsizliğin derinleşmesi, güvencesizliğin
artması emekçilerin ve yoksulların acil-ferahlatıcı uygulamalara
olan ihtiyacını ve bağımlılığını daha da artırıyor. Siyasal
tercihlerinde de bu ihtiyaç ve bağımlılık etkin bir rol oynuyor.
Neoliberal politikaların uygulayıcısı AKP, bu poltikaların
mağduru olan kitleleri de teskin ediyor ve uysallaştırıyor. Bu
yüzden yerel seçimlerde AKP’ye karşı yürütülecek mücadele sosyal
hak eksenli olmalıdır. Yoksa sol yine Kadıköy, Çankaya ve
Karşıyaka’da kalır, yoksulların oyunu AKP alır.
|
|
|
Düşünceler |
|
ÇAĞDAŞ TAŞUCU, ÇAĞDAŞ YÖNETİMLE KURULUR... |
 |
|
|
|
* |
Katılımcılık ve
Demokrasi |
|
* |
Sosyal Adaletçi Yönetim |
|
* |
İnsan Hakları |
|
* |
Özgürlük |
|
* |
Açıklık ve
Şefffaflık |
|
* |
Yaşam kalitesi |
|
* |
Kaliteli hizmet |
|
* |
Çevre bilinci |
|
* |
Değişim |
|
|
|
|
Yukarıda saydığımız kavramlar,
çağdaş yerel yönetimi tanımlayan kavramlardır ve
ancak bilgili, kararlı ve güçlü yerel yönetimlerle hayata
geçirilebilir. Demokrasi bilinci
son derece
gelişmiş, Akdeniz kültürünü içselleştirmiş Taşucu Halkı,
çağdaş yerinden yönetimi, daha kaliteli bir yaşamı
fazlasıyla hak etmektedir.
Devamı.. |
|
|
|
|
 |
|
Taşucu
Atatürk Evi |
|