|
Toros Dağları’nın yeşili ile Akdeniz’in mavisinin kucaklaştığı
bir noktada kurulmuş olan Taşucu; Masmavi Denizi, Altın Sarısı
Kumsalı, Doğal Çevresi, Zengin Kültürü, Tarihi Mirası ile yerli,
yabancı herkesin ilgisini çeken ve Dünyanın her yerinden
insanların gelip yerleştiği veya tatilini geçirdiği, sürekli
büyüyen şirin bir beldedir.
|
Mersin İli, Silifke İlçesi'ne bağlı olan Belde; M.Ö.VII.
yüzyılda Grekler tarafından kurulmuş (Holmi Kolonisi) ve 1471
yılında Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı topraklarına
katılmıştır. |
 |
Beldenin Yerleşik Nüfusu, 2000 Yılında Yapılan Nüfus Sayımına
gore, 10.466 kişidir. Yaz aylarında bu rakam 30.000’i
aşmaktadır. Taşucu, Silifke İlçe Merkezine 11-Km.,
Mersin İl Merkezine 95-Km. mesafededir. Taşucu, Güneydoğu
Anadolu, Doğu ve Batı Akdeniz ile İç ve Batı Anadolu’yu
birbirine bağlayan Adana-Antalya Devlet Karayolu ağının kavşak
noktasındadır. Taşucu ayrıca ülkemizin Kıbrıs’a açılan kapısı,
Kıbrıs-Türkiye düzenli olarak gemi seferlerinin yapıldığı bir
liman kentidir.
Beldemizin geçim kaynakları
arasında tarım, ticaret, balıkçılık ve turizm bulunmaktadır.
Tarım alanında portakal, mandalina, limon ve çilek ön plandadır.
Her yıl Taşucu Gümrüğü’nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne
deniz yoluyla binlerce kişi giriş-çıkış yapmaktadır. Bu
geçişlerde belde esnafına ve ticari hayata canlılık getiriyor.
Taşucu, tarihi ve doğal güzellikleriyle, jeopolitik
konumuyla Akdeniz’in ve Türkiye’nin en gözde beldelerinden
biridir.
Turizm alanında bir çok değere sahip bu bölgenin tarihi, doğal
ve kültürel zenginlikleri, yılın 300 günü güneşli iklimi, temiz
kıyı bandı ile büyük bir turizm potansiyeline sahip olan ve
ekonomisinin önemli bir bölümünü turizmin oluşturduğu Taşucu
Beldesi herkese ve her keseye hitap edebilen bir tatil ve turizm
cennetidir.
Bölgesinde Grek, Roma, Selçuklular ve Osmanlı dönemlerinden bir
çok yapı ve eser bulunduran Taşucu, aynı zamanda Hristiyanlar
için kutsal olan Ayatekla Bazilikası araştırmacıların ve
insanların büyük ilgisini çekmektedir.
Bölgenin güneşlenme süresinin fazla oluşu, denizinin ve
havasının temiz olması, içinde nesli tükenmekte olan birçok
bitki, kuş türü ve deniz canlısını barındıran Göksu Delta'sı,
kamping alanları, yaylalarının doğal güzelliği, Göksu Nehir’inde
rafting heyecanı ve sıcak insanlarıyla turizm alanında
gelişmekte olan etkenlerdir. Taşucu Beldesi aynı anda kültür,
deniz, inanç, yayla ve doğa turizminin yapılabildiği nadir
bölgelerdendir.
TAŞUCU TARİHÇESİ
Taşucu ve yöresinin iklim ve arazi durumunun önemi daha ilk
çağlarda insanların dikkatini çekmiş; M.Ö.VII. yüzyılda şimdi
Taşucu’nun bulunduğu yerde Grekler Holmi Kolonisi'ni
kurmuşlardır.Korsanların devamlı baskın ve talanlarından dolayı
gelişme ortamı bulamayan Holmi, M.Ö.IV. yüzyıldan itibaren
zayıflamaya ve çökmeye başlamıştır. Büyük İskender’in
komutanlarından ve Suriye Krallığı’nın kurucusu olan Selefkos
Nikator, Holmi şehrinin zayıf durumunu fırsat bilerek kolayca
ele geçirmiş; halkını da kıyıdaki Holmi’den 12km içeriye,
bugünkü Silifke’nin bulunduğu yere yerleştirerek “Selefkos’un
Şehri” anlamına gelen “Seleukia” şehrini kurmuştur.
M.Ö.I.yüzyılda Romalıların yönetimine giren yöre, Roma
İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesiyle M.S.IV.yüzyılda
Emeviler’in, daha sonra Abbasiler’in eline geçmiş; XIII.
Yüzyılda Selçuklular’ın; XIV.yüzyılda Karamanoğulları’nın
yönetiminde kalmış; 1471 yılında Gedik Ahmet Paşa tarafından
Osmanlı topraklarına katılmıştır.
|